LAZER EPİLASYON

LAZER EPİLASYON

Günümüzde milyonlarca insan yüzlerindeki ve vücudunun çeşitli bölgelerindeki tüylerden şikayet etmektedir. Özellikle 18- 25 yaşlan arasındaki kadınların %15’inde yoğun tüylenme görülür. Bunun yanında vücudundaki tüylerden şikayet eden erkeklerin sayısı da her geçen gün artmaktadır.

Bu güne kadar istenmeyen tüylerden kurtulmak için uygulanan ağda, tıraşlama, çekme, tüy dökücü krem gibi yöntemler kişiye sadece geçici bir rahatlık verip, kesin çözüm olamamaktadırlar.

Halk arasında iğneli epilasyon olarak bilinen elektroliz yöntemi ise zaman kaybettiren, zor, zahmetli, pratik olmayan, uygun ortamlarda yapılmadığı taktirde enfeksiyon ve iz bırakma gibi yan etkileri olan bir yöntemdir.

IPL Lazer sistemleri, yüz ve bacak ince kılcal damarlarının tedavisi, yaşlılık lekelerinin giderilmesi ve cildin yenilenmesi gibi kozmetik amaçlarla yıllardır kullanılmaktadır.

Epilasyonda da eski yöntemler artık yerini, daha konforlu, uygulaması daha kolay, sonucu açısından başka hiçbir yöntemle kıyaslanamayacak kadar güçlü olan lazer epilasyona bırakmıştır.

Neden birden fazla seans gerekir?
Vücudumuzda ki kıllar büyüme, duraklama ve dökülme olarak üç farklı evrede bulunurlar. Kılın lazere en duyarlı olduğu büyüme evresini bulabilmek için lazer uygulaması genelde birden fazla seansı gerektirir.

Bazen tek seans bile tatmin edici sonuç verebilmekle birlikte genelde 4-6 seans yeterli olabilmektedir.

Yukarda bahsettiğimiz kıl büyüme evrelerinin vücudun farklı yerlerinde farklı oranlarda bulunmasından dolayı ayrıca yüzde bulunan hormonlara duyarlı reseptörlerin daha hassas olmasından dolayı, yüz bölgesi daha dirençli olup 8-10 seans gerekebilir. Seans aralıkları 4-6 haftada bir olacak şekilde ayarlanır.

Yaz aylarında lazer epilasyon yapılabilir mi?
Yaz döneminde lazer epilasyon uygulanmaz gibi yanlış bir inanış vardır. Uygun cihazlar kullanıldığı taktirde ve epilasyondan sonra uygun güneşten koruyucular kullanıldığı sürece yazın lazer uygulamasının hiçbir sakıncası yoktur.

Ancak koyu ten rengine sahip kişilerde lazerin etkisi azalabileceğinden epilasyondan önce solaryuma girmek uygun değildir. Koyu tenlilerde doktorunuz uygun görürse lazer epilasyondan daha iyi sonuçlar alabilmek için ten rengini açıcı kremler verebilir.

IPL lazer ve diğer lazer sistemleri ile istenmeyen tüyler nasıl yok edilir?
IPL ve diğer lazer sistemlerinden çıkan belli dalga boyundaki ışık , kıl köklerinde yer alan ve melanin denilen bir madde tarafından tutulur. Böylece kıl kökünün ısısı artar ve kıl kökü yanarak tahrip olur. Bu kıl kökünden bir daha kıl çıkmaz.

Her IPL veya lazer epilasyon uygulamasında kıl köklerinin yaklaşık %30 ‘u bu şekilde etkilenir. Bu nedenle epilasyon tedavisi birkaç seans sürer.

Hangi bölgeler epilasyon tedavisi için uygundur?
Vücudumuzun her bölgesindeki istenmeyen tüyler IPL tedavisi ile yok edilebilir.

Hangi kişiler IPL lazer tedavisi için uygundur?
Herkese bu tedavi uygulanabilir. Fakat cilt rengi koyu olanlarda dikkatli uygulama gerekir.

IPL lazer epilasyon uygulamasının yan etkileri nelerdir?
Uygulama bölgelerinde hafif kızarıklık olabilir fakat 24 saat içinde genellikle kaybolur. Çok nadiren kızarıklık daha uzun sürebilir veya ciltte hafif kabarcıklar oluşabilir. Bunlar da yine birkaç gün içinde kaybolur .

Yine nadir olarak cilt renginde hafif açılma veya hafif koyulaşma da olabilir. Bir süre sonra bu renk değişiklikleri de tamamen düzelir.

Kaç seans uygulama gerekir?
IPL lazer uygulamalarının sayısı 3 ile 8 arasında değişir. Genellikle 5-6 seans yeterli olur.

IPL-Lazer

Son yıllarda gelişmiş teknolojinin kozmetik dermatolojiye kazandırdığı en büyük yeniliklerden birisi de IPL-Lazer (Lovely II) cihazlarıdır.

IPL-Lazer ile bilgisayar kontrollü ışık tedavisi uygulanmaktadır.

Tedavi, hastanın problemine göre farklı dalga boylarında ışık atımları gönderilerek sağlanmaktadır.
LOVELY II nerelerde kullanılır?
İstenmeyen kılların dökülmesi (epilasyon)
Cilt gençleştirme (Anti-aging)
Varis, hemanjiom, telenjektazi gibi damar lezyonlarının tedavileri
Cilt lekeleri (diskromi, hiperpigmentasyon, melasma, çil )
Siğil, yara izleri (skar), cilt çatlakları
Akne vulgaris
Rosacea (Gül hastalığı)
Mavi- yeşil dövmelerin (Tatoo) giderilmesi
Vitiligo (ciltte bölgesel olarak hipopigmentasyon)
Psoriasis (sedef)
Atopik dermatit
Seboreik dermatit tedavileridir.

Vajinismus

u bölümde “vajinismus hastalığı nedir, nasıl gelişir, ne demektir, vajinismus nasıl anlaşılır” gibi vajinismus problemiyle ilgili sorularınızın cevaplarını alabileceksiniz.

Öncelikle vajinismus aslında bir hastalık değil bir “semptom” yani bir bulgudur. Yani aslında buz dağının görünen kısmıdır, problem ise derinlerde yatmaktadır.

Biz bölümlerimizde, daha kolay anlaşılabilmesi açısından hastalarımızın daha çok tercih ettikleri tabirleri kullandık.
Vajinismus hastalığı nedir? Vajinismus ne demek?
Vajinismus hastalığı; ilişki sırasında ön sevişmede hiç bir sorun yaşamayan, hatta zevk dahi alan kadınlarda cinsel birleşme anı geldiğinde yaşadıkları istemsiz kasılmalar sonucunda penisin vajina içine girememesi veya son derece ağrılı, zor şekilde girmesi ile karakterize bir cinsel sorundur. Son zamanlardaki yeni bir görüşe göre de vajinismus, istenilse bile vajina içerisine parmak veya her hangi bir yabancı cismin girememesi, cinsel birleşmenin yapılamaması halidir.

İstemsiz vajinal kasılmalar sonucunda cinsel birleşme (penetrasyon) ya hiç olamamakta veya son derece ağrılı ve acılı bir şekilde gerçekleşebilmektedir. Bazen de vajinaya penisin yalnızca uç kısmı girebilmektedir. Hatta bu şekilde çok nadir de olsa gebe kalan hastalar da olabilir.

Cinsel ilişkide kasılmalar farklı düzeylerde olabilir…
Cinsel ilişkide özellikle vajinanın alt 1/3 kısmındaki kaslar kontrolsüz bir şekilde kasılmakla birlikte bu kasılmaya bacaklar, kalça, bel, sırt ve hatta vajinismus probleminin derecesine de bağlı olarak çene, ayak parmaklarındaki kaslar bile katılabilmektedir. Kasılmaların şiddeti vajinismusun da derecesini göstermektedir.

Bazı vajinismus hastalarında kasılmalar kendilerinin bile fark edemeyeceği düzeydedir.

Vajinismus nedir? Bir tanıma göre vajinismus hastalığı bir cinsel ilişki fobisi ve kaygı bozukluğudur…
Vajinismus hastalığında kişinin ilişki sırasında kendisini kasması kendisini tehlikeden korumak için yaptığı refleksif bir harekettir.

Diğer bir tabir ile penisin vajinaya girme anında kişi kendisini istemsiz bir şekilde (refleks olarak) kasmaktadır. Bu nedenle vajinismus hastalığı psikolojide bir “kaygı bozukluğu” veya “cinsel ilişki fobisi” olarak da tanımlanmaktadır.